Öğrenme Yasaları
Laws Of Learning
Tanım
Öğrenmenin hangi koşullar altında gerçekleştiğini açıklayan, tarihsel süreçte felsefeden deneysel psikolojiye evrilmiş temel ampirik ilkeler bütünü.
Örnek Vaka / Uygulama
Bir köpeğin eğitilmesi sürecinde, komutu yerine getirdiğinde ödüllendirilmesi (Etki Yasası) ve bu eylemin zamanla pekişmesi; ya da bir öğrencinin sınavda en başta okuduğu (Primacy effect) ve en sonda gözden geçirdiği (Recency effect) bilgileri daha net hatırlaması.
Derin Analiz
Öğrenme yasaları, davranışçı psikolojinin ve deneysel bilişsel bilimlerin temel omurgasını oluşturur. Aristoteles'in çağrışım ilkelerinden (benzerlik, zıtlık, bitişiklik) beslenen bu kavram, Edward L. Thorndike'ın 1911 tarihli Etki Yasası (law of effect) ile formel bir kimlik kazanmıştır. Ivan Pavlov'un klasik koşullanma deneyleri ve John B. Watson'ın radikal davranışçılık yaklaşımı bu yasaların mekanistik altyapısını pekiştirmiştir. Çağdaş bilişsel bilimde bu yasalar, sadece uyarıcı-tepki (U-T) bağlamında değil, nöral plastisite, sinaptik güçlenme (LTP) ve pekiştirme öğrenmesi (reinforcement learning) algoritmaları üzerinden, beynin çevresel uyaranları kodlama ve optimize etme süreçlerinin matematiksel karşılığı olarak incelenmektedir.
Etimoloji
İngilizce 'law' (Eski İngilizce 'lagu' [düzenleme, kural]) ve 'learning' (Eski İngilizce 'leornian' [bilgi edinmek, çalışmak] sözcüklerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Bilişsel şemalar, bellek konsolidasyonu ve bellek kodlama stratejileri ile sıklıkla karıştırılır. Öğrenme yasaları yapıları değil, bilginin edinildiği çevresel ve zamansal koşulların genel kurallarını tanımlar.

