Zıtlık Yasası
Law Of Contrast
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Kış mevsiminde yoğun kar yağışı altında donmak üzere olan bir bireyin, zihinsel olarak aniden tropikal bir adadaki güneşli ve sıcak kumsalları hatırlaması ve bu hayalin zihninde canlı bir şekilde belirmesi.
Derin Analiz
Zıtlık yasası, insan zihninin kategorizasyon ve ikili karşılaştırma eğilimlerini inceleyen bilişsel psikoloji ve çağrışımcılık (associationism) tarihinin temel taşlarından biridir. Aristotelesçi çağrışım ilkelerine kadar uzanan bu kavram, bireyin bir uyaranla karşılaştığında veya onu düşündüğünde (örneğin aşırı soğuk bir hava), bilişsel ağlar üzerinden bu uyaranın zıt kutbunu (örneğin kavurucu sıcak) aktif hale getirme eğiliminde olduğunu savunur. Modern bilişsel bilimlerde bu durum, anlamsal ağlardaki (semantic networks) inhibitör ve eksitatör bağlarla açıklanır. Başlangıçta bağımsız bir yasa olarak kabul edilse de, zamanla mekansal ve zamansal bitişiklik ilkelerinin (law of contiguity) özel bir türevi olarak ele alınmaya başlanmıştır.
Etimoloji
İngilizce 'law' (Eski İngilizce 'lagu' / yasa, kural) ve Latince 'contrastare' (contra- [karşı] + stare [durmak] / zıt durmak, karşı gelmek) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Bitişiklik Yasası (Law of Contiguity) ile sıklıkla karıştırılır; bitişiklik iki olayın zaman veya mekanda birlikte deneyimlenmesini gerektirirken, zıtlık yasası olayların birbirinin zıttı olmasından ötürü çağrışım yapmasını ifade eder.
Keşfetmeye Devam Edin
Çağrışımcılık
Associationism
Düşünce, öğrenme ve bellek gibi karmaşık zihinsel süreçlerin, fikirler arasında belirli yasalara göre kurulan çağrışımsal bağlarla açıklanabileceğini savunan epistemolojik ve psikolojik teori.
İncele
Bitişiklik Yasası
Law Of Contiguity
Fikirler, uyarıcılar veya olaylar arasındaki zihinsel bağlantıların kurulmasının, onların uzaysal veya zamansal olarak birbirine yakın olmasına bağlı olduğunu savunan öğrenme ilkesi.
İncele

