Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Bütüncülük

Holism

Tanım

Bir sistemin veya organizmanın, onu oluşturan bireysel parçaların basit bir toplamından ibaret olmadığını, bütünü makro düzeyde tanımlayan kendine has niteliklere sahip bulunduğunu savunan epistemolojik ve metodolojik yaklaşım.

Örnek Vaka / Uygulama

Majör depresyon tanısı almış bir bireyin tedavisinde, yalnızca serotonerjik gerialım inhibitörleri (SSRI) reçete ederek biyolojik boyuta odaklanmak indirgemeci bir yaklaşımdır. Bütüncülük ilkesini benimseyen bir klinik psikolog ise hastanın uyku düzenini, travmatize edici yaşam olaylarını, sosyal destek ağlarını, stresini ve varoluşsal anlam arayışını ortak bir sistem içinde analiz eder.

Derin Analiz

Bilişsel bilimler, sistem teorisi ve klinik psikolojide indirgemeci paradigmanın antitezi olarak konumlanır. İnsan zihnini ya da davranışını yalnızca nöronal ateşlemelere veya izole bilişsel işlevlere indirgemek yerine, biyopsikososyal dinamiklerin oluşturduğu karmaşık ağı merkeze alır. Gestalt ekolünün temel felsefi dayanağını oluşturur; zira algı, bellek ve bilinç süreçleri parçaların mekanik birleşimiyle değil, özgün bir bütünlük algısıyla anlam kazanır. Klinik pratikte ise hastayı yalnızca semptomlar kümesi olarak ele almak yerine, çevresel, ilişkisel ve varoluşsal bağlamıyla birlikte değerlendiren ekoller bu perspektifle hareket eder.

Etimoloji

Antik Yunanca 'holos' (tam, bütün, eksiksiz) kökünden türetilmiş ve modern felsefeye Jan Smuts tarafından 1926 yılında kazandırılmıştır.

Karıştırmayın

İndirgemecilik (reductionism) ile karıştırılır; indirgemecilik karmaşık fenomenleri alt bileşenlerine (örneğin moleküler veya hücresel düzeye) ayırarak açıklar, bütüncülük ise sistemin tümel özelliklerinin parçalardan bağımsız yeni nitelikler doğurduğunu savunur.