Ego-sintonik
Ego-syntonic
Tanım
Bireyin benlik algısı, değerleri ve bilinçli inançlarıyla tam bir uyum içinde olan düşünce, dürtü ve davranışlar bütünü.
Örnek Vaka / Uygulama
Klinik ortamda, aşırı derecede şüpheci ve kontrolcü özellikleri olan bir danışanın, çevresindeki herkesin kendisine karşı komplo kurduğuna inanması ve bu düşünceyi mantıklı bulup 'ben sadece tetikteyim, herkes böyle olmalı' şeklinde savunması ego-sintonik bir düşünce yapısının klasik tezahürüdür.
Derin Analiz
Psikanalitik ve klinik psikoloji bağlamında ego-sintonik kavramı, bireyin sergilediği patolojik ya da alışılagelmiş davranışların kendi kimlik yapısının doğal bir parçası olarak algılanmasını ifade eder. Bu durumdaki yapılar, süperegonun sansürüne veya eleştirisine uğramaz; dolayısıyla kişi içsel bir çatışma, suçluluk veya kaygı yaşamaz. Örneğin, antisosyal kişilik bozukluğu veya narsisistik örüntülere sahip bireylerde sergilenen manipülatif veya yıkıcı eylemler genellikle ego-sintoniktir; kişi sorunun kendisinde değil, dış dünyada veya diğer insanlarda olduğunu düşünür. Bu durum, klinik pratikte danışanın tedavi motivasyonunu doğrudan düşüren en temel psikolojik mekanizmalardan biridir çünkü birey mevcut durumunu bir semptom olarak değil, kimliğinin değiştirilemez ve doğru bir yansıması olarak görür.
Etimoloji
Latince 'ego' (ben) ve Yunanca 'syntonos' (uyumlu, aynı tonda) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir. İlk kez 1914 yılında Sigmund Freud tarafından psikanalitik literatüre kazandırılmıştır.
Karıştırmayın
Ego-distonik (Kişinin benlik yapısıyla çatışan, ona yabancı gelen ve rahatsızlık yaratan düşünce veya dürtüler; örn. Obsesif Kompulsif Bozukluktaki istenmeyen vesveseler).