Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Hipotansiyon

Hypotension

Tanım

Sistolik kan basıncının normal eşik değerlerin altına düşmesiyle karakterize edilen, sıklıkla serebral perfüzyon azalmasına bağlı baş dönmesi ve senkopla seyreden fizyolojik durum.

Örnek Vaka / Uygulama

Yirmi dört yaşındaki bir kadın hasta, uzun süre ayakta kaldıktan sonra ani bir göz kararması, soğuk terleme ve baygınlık hissi (senkop) şikayetleriyle kliniğe başvurmuştur. Yapılan ölçümlerde kan basıncının 85/55 mmHg olduğu saptanmış, durumun ortostatik hipotansiyon tablosuyla uyumlu olduğu görülmüştür.

Derin Analiz

Hipotansiyon, kardiyovasküler sistemin arteriyel kan basıncını, dokuların metabolik gereksinimlerini karşılayacak düzeyde tutamaması durumudur. Fizyopatolojik temelde, ya kardiyak debinin düşmesi (örn. miyokardiyal yetmezlik, bradikardi) ya da periferik vasküler direncin akut veya kronik olarak azalması (örn. vazodilatasyon, otonom sinir sistemi disfonksiyonu) yatar. Baroreseptör refleks arkının yetersiz kaldığı durumlarda, ayağa kalkma (ortostatik) gibi postural değişiklikler sırasında yerçekiminin etkisiyle venöz göllenme artar ve serebral hipoksi tetiklenir; bu da klinik olarak presenkop, vertigo ve asteni ile kendini gösterir.

Etimoloji

Modern Latince kökenli bir terim olup, Yunanca 'hypo-' (altında, düşük) + 'tonos' (gerginlik, basınç) sözcüklerinin birleşiminden türetilmiştir.

Karıştırmayın

Hipertansiyon (arteriyel kan basıncının kronik olarak yüksek olması); ortostatik hipotansiyon (postural değişikliklere bağlı spesifik tansiyon düşüşü); vazovagal senkop (nörokardiyojenik refleksler sonucu geçici bilinç kaybı).