Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Hipertansiyon

Hypertension

Tanım

Atardamarlardaki kan basıncının standart eşik değerlerinin (genellikle 140/90 mmHg) sürekli olarak üzerine çıkmasıyla karakterize dolaşım bozukluğu.

Örnek Vaka / Uygulama

48 yaşında klinik olarak yaygın anksiyete bozukluğu tanısı alan bir bireyde, kronik anksiyetenin tetiklediği sürekli sempatik tonus artışı, dinlenme halindeki kan basıncı değerlerinin 150/95 mmHg seviyelerinde seyretmesine ve buna eşlik eden baş ağrısı ile bilişsel odaklanma güçlüklerine yol açmıştır.

Derin Analiz

Hipertansiyon, kardiyovasküler sistemin hemodinamik dengesinin bozulmasıyla ortaya çıkan kronik bir durumdur. Çoğu vakada spesifik bir ikincil neden saptanamaz (esansiyel hipertansiyon); bu durum, sempatik sinir sistemi hiperaktivitesi, renin-anjiyotensin-aldosteron sistemi (RAAS) disfonksiyonu ve endotel disfonksiyonunun karmaşık bir etkileşimi sonucu gelişir. Klinik psikoloji ve nöropsikoloji bağlamında, uzun süreli hipertansiyon serebrovasküler direnci artırarak vasküler demans, bilişsel işlevlerde yavaşlama ve kronik stres hormonlarının (kortizol, adrenalin) nörobiyolojik yükü (allostatik yük) ile doğrudan ilişkilidir.

Etimoloji

Eski Yunanca 'hyper-' (aşırı, üst düzeyde) + Latincede 'tensio' (gerilme, basınç) sözcüklerinin birleşiminden türetilmiştir.

Karıştırmayın

Hipotansiyon (kan basıncının anormal derecede düşük olması) ve beyaz önlük hipertansiyonu (yalnızca klinik ortamda ölçüm sırasında görülen geçici kan basıncı yükselmesi).