Nükleer Savaş
Nuclear Warfare
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Hiroşima ve Nagazaki saldırılarından sağ kurtulan hibakushaların onyıllar boyunca yaşadığı somatik rahatsızlıklar, kanser vakaları ve kronik anksiyete bozuklukları, nükleer savaşın birey ve toplum psikolojisi üzerindeki klinik yansımalarına somut birer örnektir.
Derin Analiz
Nükleer savaş, sadece jeopolitik veya askeri bir strateji olmayıp, insanlık tarihinin gördüğü en yoğun ve kalıcı kolektif travma kaynaklarından biridir. Klinik psikoloji ve afet psikiyatrisi bağlamında; iyonlaştırıcı radyasyonun nörotoksik etkileri, akut stres bozukluğu (ASB), travma sonrası stres bozukluğu (TPTS), patolojik yas ve hayatta kalanların suçluluk duygusu (survivor guilt) ile doğrudan ilişkilidir. Bilişsel düzeyde ise bu tehdit, insan türünün 'geleceksizlik' algısını tetikleyen varoluşsal bir korku (existential dread) yaratır. Psikopatolojik açıdan, nükleer felaket senaryoları ve nükleer silahların varlığından duyulan kronik kaygı, nesiller arası aktarılan epigenetik stres tepkilerini ve nükleer gölge sendromunu tetikleyebilir.
Etimoloji
Latince 'nucleus' (çekirdek, küçücük ceviz içi) sözcüğünden türetilen 'nükleer' sıfatı ile Eski İngilizce 'werra' (anlaşmazlık, kavga) kökünden gelen 'savaş' kelimesinin birleşimi.
Karıştırmayın
Keşfetmeye Devam Edin
Travma Sonrası Stres Bozukluğu
Travma Sonrası Stres Bozukluğu
Posttraumatic Stress Disorder (PTSD)
Ölüm, ciddi yaralanma veya fiziksel bütünlüğe tehdit içeren travmatik bir olayın yaşanmasının veya tanık olunmasının ardından ortaya çıkan; yeniden yaşantılama, kaçınma ve kronik fizyolojik uyarılmışlık belirtileriyle karakterize ruhsal bozukluk.
İncele
Afet Psikolojisi
Afet Psikolojisi
Disaster Psychology
Afetlere maruz kalan bireylerin ve toplulukların akut stresini azaltmayı ve uzun vadeli uyum işlevselliğini desteklemeyi amaçlayan uzmanlaşmış klinik ve uygulamalı psikoloji alanı.
İncele