Özyeterlilik
Self-efficacy
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Klinik bağlamda, panik bozukluk tanısı almış bir danışanın, maruz bırakma terapisi sırasında kaygı nöbetleriyle başa çıkabileceğine dair inancını artırmak, tedavi başarısının en temel belirleyicisidir. Danışanın 'Bu atağı tek başıma durdurabilirim' inancı (özyeterliliği), kaçınma döngüsünü kırarak davranışsal değişimi tetikler.
Derin Analiz
Albert Bandura'nın Sosyal Bilişsel Teorisi'nin merkezinde yer alan özyeterlilik, kişiliğin statik bir özelliğinden ziyade, duruma özgü bir yetkinlik algısıdır. Bireyin geçmiş başarıları, dolaylı deneyimleri (model alma), sözel ikna süreçleri ve fizyolojik/duygusal durumlarından beslenir. Yüksek özyeterliliğe sahip bireyler zorlukları aşılması gereken engeller olarak görürken, düşük özyeterliliğe sahip olanlar bunları tehdit olarak algılar ve kaçınma davranışı sergiler. Nörobiyolojik düzeyde, bu öz-değerlendirme süreçleri prefrontal korteksin yürütücü işlevleri ile limbik sistem arasındaki regülasyonla yakından ilişkilidir ve doğrudan dopaminerjik motivasyon devrelerini tetikler.
Etimoloji
İngilizce 'self' (öz, kendi) ve Latince 'efficere' (gerçekleştirmek, başarmak, etkili olmak; ex- + facere [yapmak]) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Özsaygı (self-esteem) ile sıklıkla karıştırılır. Özsaygı bireyin genel öz-değeriyle ve duygusal durumuyla ilgiliyken, özyeterlilik spesifik bir alanda eylem gerçekleştirme kapasitesine dair bilişsel bir inançtır.
Keşfetmeye Devam Edin
Sosyal Bilişsel Teori
Sosyal Bilişsel Teori
Social-cognitive Theory
Bireylerin öğrenme süreçlerini pasif birer çevresel uyarıcı alıcısı olmaktan çıkarıp, bilişsel süreçler, davranışlar ve çevresel faktörler arasındaki karşılıklı belirleyicilik ilkesiyle ele alan kapsamlı psikolojik yaklaşım.
İncele
Öz Düzenleme
Öz Düzenleme
Self-regulation
Bireyin kendi davranışlarını öz-izleme, öz-değerlendirme ve öz-pekiştirme süreçleri aracılığıyla denetleme ve yönlendirme kapasitesi.
İncele