Girişkenliğe Karşı Suçluluk
İnitiative Versus Guilt
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Dört yaşındaki Mert, oturma odasının ortasında yastıklardan dev bir 'uzay gemisi' inşa etmeye başlar ve annesinden buraya girmesini ister. Annesi yerlerin dağılacağından endişelenerek sert bir şekilde 'Hayır, orayı hemen topla, ortalığı mahvettin!' diye tepki gösterir. Mert'in bu özgün oyun inisiyatifi cezalandırıldığı için çocukta kendi fikirlerini hayata geçirme konusunda bir çekingenlik ve suçluluk gelişir; benzer girişimlerde bulunmaktan kaçınmaya başlar.
Derin Analiz
Bu evre, çocukların özerklik kazanma döneminden (özerkliğe karşı utanç ve kuşku) çıkıp çevrelerine aktif bir şekilde yöneldiği, merak duygusunun zirve yaptığı preschool (okul öncesi) dönemde gerçekleşir. Çocuklar hayal kurma, oyun kurgulama ve fiziksel çevreyi keşfetme süreçlerinde kendi hedeflerini belirlerler. Eğer bu girişimler ebeveynler veya bakım verenler tarafından desteklenir ve yapıcı geri bildirimlerle karşılanırsa, bireyde öz-yeterlilik ve liderlik temelleri atılır. Buna karşın, aşırı kısıtlayıcı, cezalandırıcı veya sürekli eleştiren bir ebeveyn tutumu, çocuğun kendi niyetlerinden ve arzularından ötürü derin bir suçluluk ve yetersizlik sarmalına girmesine zemin hazırlar. Nörobiyolojik düzeyde prefrontal korteksteki yürütücü işlevlerin temellerinin atıldığı ve limbik sistem ile kortikal kontrol arasındaki dengenin kurulduğu kritik bir dönemdir.
Etimoloji
Latince 'initium' (başlangıç, giriş) kökünden türetilen 'initiative' ile Eski İngilizce 'gylt' (suç, borç, kabahat) kelimesinin Eriksonyan gelişim psikolojisi bağlamında birleşimi.
Karıştırmayın
Özerkliğe Karşı Utanç ve Kuşku (Erikson'un 2. evresi olup daha çok kas kontrolü, tuvalet eğitimi ve fiziksel bağımsızlıkla ilgilidir; girişkenlik evresi ise daha karmaşık sosyal planlamaları ve fantezileri kapsar).

