Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Hiperbulimi

Hyperbulimia

Tanım

Kontrol edilemeyen aşırı iştah ve patolojik düzeyde yüksek gıda alımı ile karakterize durum.

Örnek Vaka / Uygulama

Klinik değerlendirmede, geçirdiği kafa travması sonrasında hipotalamik bölgede lezyon saptanan bir hastanın, öğün aralarında dahi miktar veya kalori gözetmeksizin sürekli ve durdurulamaz bir yemek yeme dürtüsüyle başvurduğu, tokluk sinyallerini algılayamadığı gözlemlenmiştir.

Derin Analiz

Hiperbulimi, bireyin fizyolojik enerji gereksinimlerini çok aşan bir şekilde, durdurulamaz bir besin tüketme dürtüsü yaşamasıyla beliren bir tablodur. Nörobiyolojik düzlemde, bu durum çoğunlukla hipotalamusun homeostatik tokluk ve açlık dengesini düzenleyen çekirdeklerindeki (özellikle ventromedial hipotalamik hasarlar veya paraventriküler nükleus disfonksiyonları) yapısal ya da işlevsel bozulmalarla ilişkilendirilir. Ödül mekanizmasında (mezolimbik dopaminerjik yolak) gıda alımına karşı gelişen aşırı duyarlılık veya inhibitör kontrolün zayıflaması, davranışı pekiştirir. Klasik bulimiya nervozadan farklı olarak, telafi edici davranışlardan (kusma, laktasif kullanımı vb.) ziyade doğrudan nörojenik veya psikopatolojik temelli doyumsuz bir alım dürtüsü ön plandadır.

Etimoloji

Antik Yunanca 'hyper-' (aşırı, üst düzey) + 'boulīmia' (bous [öküz] + limos [açlık], yani öküz açlığı/aşırı iştah) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.

Karıştırmayın

Bulimiya nervoza (aşırı yeme ve ardından telafi edici davranışlar içerir, hiperbulimi ise doğrudan nörolojik veya psikopatolojik kökenli aşırı iştah ve alımdır) ve Hiperfaji (genellikle benzer anlamda kullanılsa da hiperbulimi daha spesifik bir irade ve iştah doyumsuzluğu vurgusu taşır).