Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Hospitalizm

Hospitalism

Tanım

Bebeklerde anne ayrılığı ve uzun süreli kurumsal bakım (hastanete veya yetimhane) ortamında kalmanın tetiklediği; psikomotor tepki yokluğu, kilo alımında duraksama ve amaçlı davranış geliştirememe durumu.

Örnek Vaka / Uygulama

11 aylık bir bebek, annesinin uzun süreli hastane yatışı ve ardından koruyucu aile sistemine geçiş sürecinde yetimhane benzeri bir kurumda kalır. Fiziksel olarak beslenmesine rağmen, bebekte kilo kaybı, hiçbir uyarana gülümsememe, göz teması kurmama, monoton bir ağlama ve kendi kendine sallanma gibi otistik benzeri stereotipik hareketler baş gösterir.

Derin Analiz

Hospitalizm, gelişimsel psikoloji ve çocuk psikiyatrisinde erken dönem maternal yoksunluğun ve duyusal-sosyal izolasyonun yol açtığı derin somatik ve psikolojik regresyon tablosudur. René Spitz'in öncülük ettiği gözlemsel çalışmalar, temel bakım verenden yoksun kalan bebeklerde anaklitik depresyona benzer bir yıkım sürecinin işlediğini göstermiştir. Nörobiyolojik düzeyde, kronik erken dönem stres ve oksitosin/vazopressin sistemlerindeki aksamalar, hipotalamik-hipofiz-adrenal (HPA) ekseninin regülasyonunu bozar; bu da kortizol toksisitesine, büyüme hormonu salınımının baskılanmasına (psikososyal cücelik) ve sinaptik budanmanın patolojik seyrine yol açar.

Etimoloji

Latince 'hospitalis' [misafire veya hastaneye ait] kelimesinden türetilmiş olup, 20. yüzyılın başlarında kurumsal bakımın çocuklarda yarattığı kronik tabiatlı tükeniş sendromunu tanımlamak için tıp literatürüne girmiştir.

Karıştırmayın

Reaktif Bağlanma Bozukluğu (Reactive Attachment Disorder) ile sıklıkla karıştırılır; hospitalizm daha çok genel gelişimsel duraklama, somatik gerileme ve kurumsal bakımın fiziksel/duygusal yoksunluk tablosunu kapsarken, reaktif bağlanma bozukluğu spesifik olarak bağlanma figürleriyle ilişki kuramama ve duygusal ketlenmeyle karakterize klinik bir tanıdır.