Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Konvansiyonel Antipsikotik

Conventional Antipsychotic

Tanım

Şizofreni ve diğer psikotik bozuklukların tedavisinde ilk geliştirilen, temel olarak dopamin D2 reseptör blokajı yoluyla etki gösteren birinci nesil psikotrop ilaç grubu.

Örnek Vaka / Uygulama

Otuz beş yaşında paranoid şizofreni tanısı ile takip edilen bir hastanın akut psikotik atak sırasında gerçeği değerlendirme yetisini yitirmesi, işitsel varsanılar ve persecutuar sanrılar bildirmesi üzerine acil serviste haloperidol gibi yüksek potaslı bir konvansiyonel antipsikotik ile tedaviye başlanması ve akabinde gelişebilecek akut distoni riskine karşı profilaktik antikolinerjik eklenmesi.

Derin Analiz

Konvansiyonel antipsikotikler, psikofarmakoloji tarihindeki devrim niteliğindeki ilk ajanlardır. Genellikle dopaminerjik sistem aşırı aktivitesini baskılamak amacıyla mezolimbik yoldaki D2 reseptörlerini bloke ederek çalışırlar. Ancak bu reseptör seçiciliğinin sınırlı olması, nigrostriatal, tuberoinfundibular ve mezokortikal yollarda da dopamin blokajına yol açar. Bu durum, ekstrapiramidal semptomlar (EPS), tardiv diskinezi ve hiperprolaktinemi gibi klinik komplikasyonların ortaya çıkmasına zemin hazırlar. Pozitif semptomların (halüsinasyonlar, sanrılar) tedavisinde yüksek etkinlik gösterirken, negatif semptomlar ve bilişsel yetersizlikler üzerinde genellikle yetersiz kalırlar.

Etimoloji

Latince 'contra-' (karşı) + 'venire' (gelmek) kökünden türetilen konvansiyonel (geleneksel/tipik) kelimesi ile Yunanca 'anti-' (karşı) + 'psyche' (ruh/zihin) köklerine dayanan antipsikotik kelimelerinin birleşiminden oluşur.

Karıştırmayın

Atipik antipsikotikler (ikinci nesil) ile karıştırılır; konvansiyonel ajanlar daha yüksek ekstrapiramidal yan etki profiline ve düşük serotonin-dopamin oranına sahipken, atipikler hem serotonin hem dopamin antagonizması sergiler.