Sürdürücü Neden
Maintaining Cause
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Sosyal fobi tanısı alan bir üniversite öğrencisinin derslere katılım göstermemesi ilk başta anksiyetesini azaltır (kaçınma davranışı); ancak bu kaçınma, korkulan durumla yüzleşmeyi engellediği için fobinin sürdürücü nedeni haline gelir ve izolasyonu kronikleştirir.
Derin Analiz
Klinik psikoloji ve davranışçı ekol bağlamında sürdürücü nedenler, bir sorunun (örneğin anksiyete, bağımlılık veya depresyon) ilk başta ortaya çıkmasına yol açan 'hazırlayıcı' veya 'tetikleyici' nedenlerden farklı olarak, patolojinin kronikleşmesini ve sönmesini engelleyen çevresel ve işlevsel faktörlerdir. Operant koşullama ilkeleri çerçevesinde, bu faktörler genellikle olumlu ya da olumsuz pekiştireçler aracılığıyla maladaptive döngüyü besler. Örneğin, alkol bağımlılığı olan bir iş insanının iş gereği kokteyl partilerine katılmak zorunda kalması, sosyal çevre baskısı ve mesleki normlar nedeniyle alkol kullanımını sürdüren güçlü bir çevresel sürdürücü nedendir. Formülasyon sürecinde bu etkenlerin tespiti, terapötik müdahalenin yönünü belirlemede kritik bir rol oynar.
Etimoloji
Latince 'manutenere' (el altında tutmak, sürdürmek) ve 'causa' (sebep, etken) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Tetikleyici neden (predisposing cause) veya hazırlayıcı faktörlerle karıştırılır. Tetikleyici neden sorunun patlak vermesini sağlayan anlık kıvılcım veya olaydır; sürdürücü neden ise o sorunun zaman içinde sönmeden varlığını korumasını sağlayan sürekli çevresel baskıdır.

