Majör Depresyon Bozukluğu
Major Depressive Disorder
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
34 yaşında bir yazılımcı olan danışan, son üç aydır işine karşı tamamen ilgisizleştiğini, sabahları yataktan kalkmakta güçlük çektiğini, iştahının azaldığını ve eskiden zevk aldığı kodlama projelerinden artık hiçbir keyif alamadığını (anhedoni) bildirerek kliniğe başvurmuştur. Yapılan psikiyatrik değerlendirme ve DSM-5-TR kriter taraması sonucunda, belirtilerin en az iki haftadır kesintisiz sürdüğü ve başka birincil etiyolojik etkenle açıklanamadığı saptanarak majör depresyon bozukluğu tanısı konulmuştur.
Derin Analiz
DSM-5-TR tanı kriterlerine göre majör depresyon bozukluğu, biyopsikososyal bir hastalıktır. Nörobiyolojik düzlemde monoaminerjik nörotransmitter sistemlerinin (serotonin, norepinefrin, dopamin) işlev bozukluğu, hipotalamus-hipofiz-adrenal (HHA) aksı hiperaktivitesi ve nöroplastisitede azalma (özellikle BDNF seviyelerindeki düşüş ile hippokampal volüm kaybı) temel patofizyolojik mekanizmalar arasında yer alır. Klinik değerlendirmede, depresif duygu durum ve ilgi/istek kaybının (anhedoni) yanı sıra uyku bozuklukları, psikomotor ajitasyon veya retardasyon, yorgunluk, değersizlik hissi, konsantrasyon güçlüğü ve yineleyici intihar düşünceleri bütüncül olarak incelenir.
Etimoloji
Latince 'deprimere' (aşağı bastırmak, çöktürmek) fiilinden türetilmiştir. 'Majör' sözcüğü ise Latince 'maior' (daha büyük, üstün) kökünden gelmektedir.
Karıştırmayın
Günlük üzüntü veya yastan (grief) temel farkı, üzüntünün dalgalı seyretmesi ve benlik saygısının korunmasıdır; majör depresyonda ise sürekli bir boşluk, değersizlik hissi ve otonomik işlev bozuklukları bulunur. Ayrıca Bipolar Bozukluk'tan ayırt edici özelliği, yaşam boyu hiç mani veya hipomani atağının görülmemiş olmasıdır.

