Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Genç Suçluluğu

Juvenile Delinquency

Tanım

Reşit olma yaşının altındaki bireylerin, yetişkinler tarafından işlendiğinde suç teşkil edecek yasa dışı ve antisosyal eylemlerde bulunma durumu.

Örnek Vaka / Uygulama

16 yaşında bir lise öğrencisinin, akran grubuyla birlikte gece vakti parktaki kamu mallarına sistematik olarak zarar vermesi (vandalizm) ve çevredeki dükkanlardan hırsızlık yapması eylemi, adli psikoloji literatüründe tipik bir genç suçluluğu vakası olarak incelenir.

Derin Analiz

Genç suçluluğu, gelişimsel psikopatoloji, kriminoloji ve adli psikolojinin kesişim kümesinde yer alan çok boyutlu bir olgudur. Nörobiyolojik düzeyde, ergenlik döneminde prefrontal korteksin (yürütücü işlevler, dürtü kontrolü ve geleceği planlama) miyelinasyon sürecini henüz tamamlamamış olması, buna karşılık limbik sistemin (özellikle amigdala ve ödül mekanizmaları) erken olgunlaşması, risk alma davranışlarını ve anlık haz odaklı suç eylemlerini tetikler. Klinik değerlendirmede, bu davranışlar sıklıkla Davranış Bozukluğu (Conduct Disorder) veya Karşı Gelme Karşı Olma Bozukluğu (Oppositional Defiant Disorder) ile ilişkilendirilir. Sosyolojik ve çevresel faktörler (akran baskısı, aile içi işlevsizlik, sosyoekonomik yoksunluk) nörobiyolojik zafiyetlerle birleşerek kronik suç paternlerine zemin hazırlayabilir.

Etimoloji

Latince 'juvenis' (genç, delikanlı) sözcüğü ile Latince 'delinquere' (suç işlemek, ihlal etmek, başarısız olmak; de- [önek] + linquere [bırakmak]) fiilinin birleşiminden türetilmiştir.

Karıştırmayın

Çocuksu zorbalık (bullying) veya okul kurallarını ihlal etme gibi disiplin sorunları ile karıştırılır; ayırt edici temel faktör, eylemin doğrudan yasal yasaları (ceza kanunu) çiğneme niteliği taşımasıdır.