Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Yaşam Krizi

Life Crisis

Tanım

Boşanma veya bir aile bireyinin kaybı gibi majör yaşam deneyimleriyle tetiklenen, yoğun sıkıntı ve kapsamlı uyum süreçleri gerektiren kritik dönem.

Örnek Vaka / Uygulama

Kırk yıllık eşini ani bir kalp krizi sonucu kaybeden 68 yaşındaki bir bireyin, sadece yas süreci yaşamakla kalmayıp; ekonomik hayatta kalma, yalnız yaşama becerileri edinme ve kimlik krizini yönetme gibi birden fazla majör adaptasyon görevini aynı anda omuzlamak zorunda kalması bir yaşam krizidir. Bu süreçte bireyde uyku bozuklukları, somatik ağrılar ve bilişsel işlevlerde (dikkat ve bellek) geçici düşüşler gözlemlenebilir.

Derin Analiz

Yaşam krizi, bireyin homeostatik dengesini sarsan ve mevcut başa çıkma stratejilerini yetersiz kılan akut çevresel veya durumsal stres faktörlerinin tetiklediği psikolojik bir eşiktir. Bu süreçte HPA aksının (hipotalamus-hipofiz-adrenal korteks) kronik olarak aktive olması, kortizol salınımının regülasyonunu bozarak hem psikopatolojik semptomlara (depresif duygu durum, anksiyete) zemin hazırlar hem de psikosomatik rahatsızlıkların (kardiyovasküler hassasiyet, immün supresyon) prevalansını artırır. Bilişsel düzeyde ise, bireyin dünyayı anlamlandırma şemaları (varsayımlar dünyası) çöker ve bu durum kapsamlı bir bilişsel yeniden yapılandırma zorunluluğunu beraberinde getirir.

Etimoloji

İngilizce 'life' (yaşam, hayat) sözcüğü ile Yunanca 'krisis' (krizein [ayırmak, karar vermek, dönüm noktası] fiilinden türeyen eşik, dönüm noktası veya kritik karar anı) kelimelerinin birleşiminden oluşur.

Karıştırmayın

Gelişimsel kriz (Erikson'un yaşam evrelerindeki normatif geçişlerle karıştırılmamalıdır; yaşam krizi genellikle öngörülemeyen çevresel olaylarla tetiklenir) ve travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) (yaşam krizi her zaman DSM-5 kriterlerini karşılayan bir travmatik yaşam olayı içermez, daha çok adaptasyon kapasitesinin zorlanmasıdır).