F
Matematikte ve nicel bilimlerde bir fonksiyonu simgeleyen standart sembol.
F Distribution
İki bağımsız ki-kare dağılımının serbestlik derecelerine oranlanmasıyla elde edilen ve özellikle varyans analizinde (ANOVA) grup varyanslarını karşılaştırmak için kullanılan sürekli bir olasılık dağılımıdır.
F Ratio
Varyans analizinde (ANOVA) gruplar arası varyansın grup içi hata varyansına bölünmesiyle elde edilen ve gruplar arasında anlamlı bir fark olup olmadığını test etmek için kullanılan istatistiksel oran.
F Scale (fascism Scale)
Autoriter kişilik yapısını; gelenekçilik, otoriter boyun eğme ve önyargı gibi alt boyutlar aracılığıyla ölçen öz-bildirim ölçeği.
F Test
Hesaplanan F oranının, sıfır hipotezinin doğru olduğu varsayımı altında F dağılımına uyduğu varsayımına dayanan varyans analizi veya çoklu regresyon gibi istatistiksel prosedürler sınıfıdır.
F2
Gregor Mendel'in kalıtım deneylerinde ebeveynlerin (P) çiftleşmesinden doğan ilk neslin (F1) kendi arasında çaprazlanmasıyla elde edilen ikinci filial (kuşak) nesil.
FAAH
Endokannabinoidlerin, özellikle anandamidin yıkımından sorumlu olan başlıca intracellüler enzimdir.
FABBS
Beyin, zihin ve davranış bilimleri alanındaki bilimsel kuruluşları temsil eden ve federal düzeyde savunuculuk yapan çatı federasyon.
Fabulation
Bireyin gerçekte yaşanmamış, tamamen hayali olayları doğru olduğuna inatla inanarak aktardığı rastgele konuşma biçimi.
FACM
Fonksiyonel analitik nedensel model teriminin kısaltması olup, karmaşık sistemlerde değişkenler arasındaki işlevsel ilişkileri ve nedensellik yapılarını istatistiksel olarak haritalandırmak için kullanılan analitik bir çerçevedir.
FAE
Gebelik süresince anne adayının alkol tüketimine bağlı olarak gelişen, ancak fetal alkol sendromunun (FAS) tam tanı kriterlerini karşılamayan nörogelişimsel ve fizyolojik bozukluklar bütünü.
Phago- (phag-)
Hücresel düzeyde besin, doku artığı veya yabancı partiküllerin yutulması ve sindirilmesi süreçlerini niteleyen birleşik biçim öneki.
Phagocytosis
Hücrelerin, bakteri, virüs ve hücresel atık gibi büyük katı partikülleri zarla çevirerek hücre içine alması ve lizozomal enzimler yardımıyla sindirmesi süreçidir.
Batterer’s Excuses
Eşlerine ya da aile içi partnerlerine fiziksel veya psikolojik şiddet uygulayan bireylerin, saldırgan davranışlarını haklı çıkarmak veya sorumluluktan kaçmak için öne sürdükleri rasyonalizasyonlar ve bahaneler bütünü.
Fail-safe
Bir sistemin bileşenlerinde veya alt sistemlerinde arıza meydana geldiğinde, sistemi otomatik olarak güvenli bir moda geçiren veya tamamen durdıran tasarım özelliği.
Agency
Bir bireyin kendi amaçları doğrultusunda hareket etme, bilinçli eylemde bulunma ve çevresi üzerinde etki yaratma kapasitesi.
Agentic State
Bireylerin organize bir hiyerarşide üst makamın yetkisine boyun eğmeyi ahlaki veya vicdani sorumluluktan bağımsız bir biçimde zorunlu hissettikleri psikolojik konum.
Fairbairnian Theory
Kişilik yapısının Freud'un dürtü temelli id-ego-süperego üçlüsü yerine, nesne ilişkileri ve erken dönem anne-bebek dinamikleri üzerinden şekillendiğini savunan psikanalitik kuram.
Phagomania
Doydurulamaz bir açlık hissi veya yemek yeme yönünde morbid, kontrol edilemeyen bir arzu durumu.
Phakomatosis (phacomatosis)
Beyin, göz ve deri gibi farklı organ sistemlerinde benign (iyi huylu) nodüler tümörlerin gelişimiyle karakterize kalıtsal hastalık grubu.
Phakoscope (phacoscope)
Göz merceğinin şeklini ve akomodasyon sırasında geçirdiği biçimsel değişimleri gözlemlemeyi sağlayan optik enstrüman.
Factor
Bir sonuca katkıda bulunan, nedensel ilişki barındıran veya gözlemlenen varyansın gerisindeki gizil değişken.
Factor Analysis
Gözlenen çok sayıda birbiriyle ilişkili değişkeni, aralarındaki ortak varyansı temel alarak daha az sayıda gizli ve soyut değişkene (faktöre) indirgeyen çok değişkenli bir istatistiksel yöntem.
Factor-comparison Method
Pozisyonların zihinsel gereklilikler, beceri, fiziksel çaba, sorumluluk ve çalışma koşulları gibi belirli temel ölçütler üzerinden standart kıstas işlerle karşılaştırılarak ücret ve maaş seviyelerinin belirlendiği analitik bir iş değerlendirme tekniğidir.
Factor Theory
Klasik test kuramında, birbiriyle ilişkili gözlenen değişkenlerin daha az sayıdaki ortak gizil boyuta indirgenebileceğini savunan istatistiksel varsayım.
Factor Rotation
Faktör analizinde, gizil değişkenlerin matematiksel olarak en yüksek varyans açıklama kriterine göre çıkarıldıktan sonra, bilimsel olarak daha yorumlanabilir bir yapı elde etmek amacıyla eksenlerinin yeniden konumlandırılması.
Factor Score
Doğrudan ölçülemeyen gizil bir değişkene (faktöre) ilişkin, bireylerin faktör analizi sonucunda elde edilen sayısal tahmin değeri.
Factor Reflection
Faktör analizi sürecinde, bir dizi faktör yükünün işaretlerinin pozitiften negatife ya da tam tersine cebirsel olarak ters çevrilmesi işlemidir.
Factor Method
Faktör analizinde örtük değişkenlerin (faktörlerin) çıkarılmasını veya tanımlanmasını sağlayan istatistiksel yolların genel adıdır.
Factor Loading
Faktör analizinde, gözlenen bir değişken ile gizil bir değişken (faktör) arasındaki korelasyonu ifade eden katsayı.