Beklenti Teorisi
Expectancy Theory / Prospect Theory
Tanım
🔹 1. (expectancy theory):
Bireylerin belirli bir davranışı sergileme motivasyonunun, o davranışın sonucunda elde edecekleri çıktının cazibesine ve bu sonucun gerçekleşeceğine dair inançlarına bağlı olduğunu savunan bilişsel model.
🔹 2. (prospect theory):
Bireylerin risk, belirsizlik, kazanç ve kayıp durumlarında olasılıkları rasyonel olmayan bir biçimde değerlendirdiğini ve kaybetme korkusunun aynı miktardaki kazanç sevincinden psikolojik olarak çok daha baskın olduğunu savunan karar alma teorisidir.
Örnek Vaka / Uygulama
🔹 1. (expectancy theory): Bir hastanede çalışan hemşire, ekstra mesai yaparak hasta bakım kalitesini artırdığında yönetim tarafından takdir edileceğine inanmaktadır (beklenti). Bu takdirin kariyerinde terfi etmesini sağlayacağını düşünmektedir (araçsallık) ve terfi etmek onun için yüksek düzeyde arzu edilebilir bir durumdur (değer). Bu üç faktörün yüksek olması, hemşirenin yüksek motivasyonla çalışmasını sağlar. 🔹 2. (prospect theory): Bir yatırımcının portföyünde %50 ihtimalle 10.000 TL kazanma veya kaybetme riski içeren bir senaryo düşünelim. Beklenti teorisine göre, aynı miktardaki paranın kaybettiğinde yarattığı psikolojik acı, kazandığında yarattığı zihinsel tatminden neredeyse iki kat daha fazladır. Bu yüzden yatırımcı, rasyonel olarak beklenen değeri pozitif olmasına rağmen bu riski almaktan kaçınır veya zarar eden pozisyonunu 'nasıl olsa döner' diyerek mantıksız bir şekilde elde tutmaya devam eder.
Derin Analiz
🔹 1. (expectancy theory):
Bilişsel psikoloji ve örgütsel davranış bağlamında ele alınan beklenti kuramı, insan davranışının reaktif bir refleks değil, teleolojik ve amaca yönelik bir süreç olduğunu öne sürer. Tolman'ın amaçlı davranışçılık ekolüne dayanan bu yaklaşım, öğrenmenin uyarıcı-tepki zincirinden öte, zihinsel beklentilerin (expectancies) edinilmesiyle gerçekleştiğini savunur. Edward Lawler ve Victor Vroom gibi teorisyenler tarafından geliştirilen model, üç temel bileşen üzerine kuruludur: Beklenti (çabanın performansa dönüşeceği inancı), araçsallık (performansın belirli bir ödüle ulaşmasındaki rolü) ve değer (ödülün birey için ifade ettiği çekicilik). Nörobiyolojik düzeyde bu süreç, prefrontal korteksin geleceğe yönelik planlama işlevleri ile mezolimbik dopaminerjik sistemin ödül beklentisi arasındaki karmaşık etkileşimlerle karakterizedir.
🔹 2. (prospect theory):
Daniel Kahneman ve Amos Tversky tarafından 1979 yılında formüle edilen beklenti teorisi, klasik ekonomik model olan 'beklenen fayda teorisi'ne ampirik bir meydan okumadır. İnsanların ekonomik ve günlük kararlarında tamamen rasyonel (homo economicus) hareket etmediğini, aksine kararlarını kesin bir referans noktasına göre şekillendirdiğini gösterir. Süreç iki ana evreden oluşur: Düzenleme/kodlama evresi (seçeneklerin kazanç veya kayıp olarak algılanması) ve değerlendirme evresi (değer fonksiyonu ve ağırlıklandırma fonksiyonu). Değer fonksiyonu S şeklindedir; orijinde dikleşir ve kayıp bölgesindeki eğim kazanç bölgesindekinden çok daha diktir (kayıptan kaçınma). Ayrıca bireyler küçük olasılıkları aşırı, orta ve büyük olasılıkları ise düşük ağırlıklandırma eğilimindedirler. Bu mekanizmalar, finansal piyasalardan klinik karar verme süreçlerine kadar pek çok alandaki sistematik bilişsel yanlılıkları açıklar.
Etimoloji
🔹 1. (expectancy theory):
Latince 'exspectare' (beklemek, gözlemek, ummak) fiilinden türetilmiş 'expectancy' ile Yunanca 'theoria' (inceleme, bakış) sözcüklerinin birleşiminden oluşur.
🔹 2. (prospect theory):
Latince 'prospectus' (geleceğe bakış, görünüm, beklenti) kelimesinden türetilmiştir; karar kuramı ve davranışsal ekonomide bireylerin risk altındaki seçimlerini incelemek için Kahneman ve Tversky tarafından literatüre kazandırılmıştır.
Karıştırmayın
🔹 1. (expectancy theory):
Pekiştirme teorisi (reinforcement theory) ile sıklıkla karıştırılır; ancak pekiştirme teorisi geçmişteki ödül ve cezaların gelecekteki davranışı şekillendirdiğini savunurken, beklenti teorisi tamamen geleceğe dönük zihinsel hesaplamalara ve bilişsel öngörülere odaklanır.
🔹 2. (prospect theory):
Beklenen Fayda Teorisi (Expected Utility Theory) ile sıkça karıştırılır; ancak beklenen fayda teorisi normatif ve tamamen rasyonel kararları modellerken, beklenti teorisi insanların gerçekte nasıl karar verdiğini inceleyen deskriptif (tanımlayıcı) bir yaklaşımdır.
Keşfetmeye Devam Edin
Amaçlı Davranışçılık
Amaçlı Davranışçılık
Purposive Behaviorism
Davranışların rastgele uyarıcı-tepki zincirlerinden ibaret olmayıp, belirli bir hedefe yönelik olduğunu ve bilişsel haritalar aracılığıyla yönlendirildiğini savunan öğrenme kuramıdır.
İncele
Zihinsel Muhasebe
Zihinsel Muhasebe
Mental Accounting
Bireylerin gelir ve giderlerini zihinsel olarak kategorilere ayırarak, ekonomik kararlarını rasyonel olmayan bir biçimde göreceli değerler üzerinden değerlendirdikleri bilişsel bir süreçtir.
İncele