Sosyal Yıkım Sendromu
Social Breakdown Syndrome
Tanım
Uzun süreli kurumsal yaşam, kronik hastalık veya çevresel stresörler neticesinde bireyin içselleştirdiği olumsuz etiketlemelerle birlikte gelişen çekilme, apati, boyun eğicilik ve işlevsellik kaybı tablosu.
Örnek Vaka / Uygulama
Yirmi yıldır kapalı bir psikiyatri kliniğinde kalan 55 yaşındaki bir hastanın, kendi kararlarını alma yetisini tamamen yitirmesi, yemek saatlerinde sıraya girmek dışında hiçbir sosyal etkileşimde bulunmaması, en ufak bir talepte bile pasif bir boyun eğicilik sergilemesi ve taburcu edilme olasılığı gündeme geldiğinde yoğun bir panik ve kuruma geri dönme isteğiyle direnç göstermesi bu sendromun klinik tablosudur.
Derin Analiz
Sosyal yıkım sendromu, ilk olarak kronik psikiyatrik hastane yatışlarının ve uzun süreli mahkumiyetlerin bireyler üzerindeki yıkıcı etkilerini açıklamak için kavramsallaştırılmıştır. Biyolojik veya genetik bir bozukluktan ziyade, iatrojenik ve sosyojenik mekanizmalarla şekillenir. Bireyin 'hasta rolü' ile özdeşleşmesi, etiketleme teorisinin öngördüğü biçimde damgalanmayı içselleştirmesi ve çevresel uyaran yoksunluğu bu tablonun temelini oluşturur. Kurumsal mekanların aşırı rutinleşmiş yapıları, personelin ilgisizliği ve sosyal destek sistemlerinin çökmesi, bireyin öz-yeterlilik algısını sıfırlayarak öğrenilmiş çaresizliği tetikler. Nörobiyolojik düzeyde, kronik sosyal izolasyon ve dışlanma, hipotalamik-hipofiz-adrenal (HPA) aksının kronik aktivasyonuna ve prefrontal kortekste gri madde hacminde azalmaya yol açarak karar verme, motivasyon ve duygulanım düzenleme kapasitesini zayıflatır.
Etimoloji
Latince 'socialis' [topluma ait] + Grekçe 'syndromē' [bir araya gelme, belirtiler kümesi] ve İngilizce 'breakdown' [çöküş, işlev yitimi] kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Şizofreni'nin negatif belirtileri ve otizm spektrum bozukluğundaki sosyal çekilme ile sıklıkla karıştırılır; ancak sosyal yıkım sendromu, birincil bir nörogelişimsel veya psikotik patolojiden ziyade tamamen çevresel, kurumsal ve etiketleme temelli ikincil bir işlevsellik kaybıdır.
Keşfetmeye Devam Edin
Etiketleme Teorisi
Etiketleme Teorisi
Labeling Theory
Bireylerin belirli davranışsal özelliklerle nitelendirilmesinin, kendilerini gerçekleştiren kehanet biçiminde davranışlarını ve kimliklerini doğrudan etkilediğini öne süren sosyolojik ve psikolojik hipotez.
İncele
Öğrenilmiş Çaresizlik
Öğrenilmiş Çaresizlik
Learned Helplessness
Bireyin kontrol edemediği olumsuz uyarıcılara tekrar tekrar maruz kalması sonucunda, gelecekteki olası kaçınma veya kurtulma fırsatlarını değerlendirme motivasyonunu tamamen kaybetmesi durumu.
İncele
Hasta Rolü
Hasta Rolü
Sick Role
Fiziksel veya zihinsel bir rahatsızlığı bulunan bireyin üstlendiği, toplum tarafından belirlenen hak ve yükümlülükler bütünü.
İncele