B
Bağımlılık İhtiyacı
Dependency Need
Şefkat, sevgi, barınma, fiziksel bakım ve güvenlik gibi, bireyin hayatta kalması ve gelişebilmesi için başkaları tarafından karşılanması zorunlu olan evrensel gereksinimlerdir.
Bağımlılık Oranı
Dependency Ratio
Çalışma çağındaki üretken nüfusun, ekonomik olarak çalışmayan ve bağımlı konumdaki genç (0-14 yaş) ve yaşlı (65 ve üstü) nüfusa oranını gösteren demografik gösterge.
Bağımlılık Yapıcı Davranış
Addictive Behavior
Bir maddenin kötüye kullanımına veya bağımlılılığına bağlı olan, bireyin yaşamını domine eden, sıklıkla saplantılı ve yıkıcı nitelikteki eylemlerdir.
Bağımlılık Yapıcı İlaç
Habit-forming Drug
Kötüye kullanım potansiyeli yüksek olan ve tekrarlayan kullanım sonucunda tolerans ile yoksunluk sendromuna yol açabilen farmakolojik ajan.
Bağımlılık Yapıcı Kişilik
Addictive Personality
Bireylerin bir ya da birden fazla maddeye veya davranışa bağımlı olma olasılığını artırdığı öne sürülen, ancak ampirik olarak tekil bir yapı şeklinde desteklenmeyen hipoteze dayalı kişilik örüntüsü.
Bağımlılık Yapıcı Madde
Addictive Drug
Madde bağımlılığı veya madde kullanım bozukluğu geliştirme olasılığı yüksek olan her türlü psikoaktif maddedir.
Bağımsız Benlik Kurgusu
İndependent Self-construal
Bireyin kendini sosyal ağlardan ve ilişkisel bağlardan ayrı, özerk, benzersiz nitelikleri ve başarılarıyla tanımladığı bilişsel ve kültürel benlik kurgusudur.
Bağımsız Değişken
İndependent Variable (IV)
Bir deneyde, bağımlı değişken üzerindeki etkisini veya neden olduğu değişimi gözlemlemek amacıyla araştırmacı tarafından bizzat manipüle edilen ya da öncelikli olarak ölçülen temel faktördür.
Bağımsız Hekimler Birliği
İndependent Practice Association (IPA)
Özel muayenehe hekimlerinin ön ödemeli sağlık planlarına toplu halde hizmet sunmak amacıyla oluşturduğu yasal ortaklık yapısı.
Bağımsız Olaylar
İndependent Events
Bir olayın gerçekleşmesinin ya da gözlemlenmesinin, diğer bir olayın olasılığı hakkında hiçbir ek bilgi sağlamadığı durum.
Bağımsız Olgular
İndependent Phenomena
İnsan failin doğrudan etkisi veya müdahalesi olmaksızın gerçekleştiği gözlenen her türlü olay veya tezahür.
Bağımsız Örneklem
İndependent Sampling
Evrenden katılımcı seçme süreci olup, her bir bireyin seçilme olasılığının daha önce seçilmiş olan diğer bireylerden hiçbir şekilde etkilenmemesi durumudur.
Bağımsız Örneklem T Testi
İndependent-samples T Test
İki farklı denek grubunun ortalamaları arasında anlamlı bir fark olup olmadığını test etmek için kullanılan parametrik bir istatistiksel analiz yöntemidir.
Bağımsız Örneklemler
İndependent Samples
Birbirleriyle hiçbir ilişkisi, eşleşmesi veya ortaklığı bulunmayan, tamamen farklı gözlem birimlerinden veya katılımcı kümelerinden oluşan veri grupları.
Bağımsız Rastgele Değişkenler
İndependent Random Variables
İki veya daha fazla rastgele değişkenin aralarında hiçbir olasılıksal ilişki barındırmaması; bir değişken hakkında edinilen bilginin, diğer değişken hakkında hiçbir öngörücü değer taşımaması durumu.
Bağımsız Yaşam
İndependent Living
Bir bireyin, başkalarının yardımına ihtiyaç duymaksızın kişisel bakım, ev idaresi ve mesleki görevler dahil olmak üzere günlük yaşam aktivitelerini kendi kendine yürütebilme becerisi ve bu felsefeyi savunan toplumsal hareket.
Bağımsız Yaşam Merkezi
Center For Independent Living (CIL)
Engelli bireylerin toplumsal hayata tam katılımını, kendi kendine yeterliliğini ve hak temelli savunuculuğunu destekleyen, engelli yönetimli sivil toplum kuruluşları.
Bağımsız Yaşam Programı
İndependent-living Program
Engelli bireylerin veya koruyucu aile sistemindeki gençlerin başkalarına bağımlı olmadan en yüksek kişisel işlevsellik düzeyine ulaşmalarını sağlayan topluluk temelli destek sistemidir.
Bağımsızlık
İndependence
Bireylerin veya grupların dış etki ile kontrolden arınmış olması ya da iki veya daha fazla değişken ya da olayın istatistiksel olarak birbirini etkilememesi durumu.
Bağırsak Hormonu
Gut Hormone
Mide veya bağırsaklar tarafından, genellikle besin alımına bir tepki olarak salgılanan peptit yapılı kimyasal salgılardır.
Bağışıklık
İmmunity
Vücudun enfeksiyonlara direnç gösterme ve patojenleri etkisiz hale getirme yeteneğidir.
Bağışıklık Sistemi
İmmune System
Omurgalılarda patojenleri, virüsleri ve yabancı antijenleri tanıyarak vücudu koruyan; sinir ve endokrin sistemleriyle dinamik bir etkileşim içinde çalışan karmaşık biyolojik savunma ağı.
Bağışıklık Yanıtı
İmmune Response
Bağışıklık sisteminin, yabancı maddelerin ve antijenlerin vücuda girmesine karşı oluşturduğu özgül veya özgül olmayan savunma tepkisidir.
Bağlaç
Conjunction
Dilbilimde cümle içi unsurları ya da bağımsız cümleleri birbirine bağlayan işlevsel sözcük sınıfı.
Bağlam
Context
Belirli bir olgunun, uyarıcının veya ifadenin meydana geldiği, anlamını ve işlevini doğrudan şekillendiren çevresel, durumsal ve bilişsel koşulların bütünü.
Bağlam Değiştirme
Context Shifting
Konuşma veya terapi seansları sırasında, bireyin kaygı uyandıran veya tehdit edici konulardan kaçınmak için ani ve mantıksız bir şekilde konu değiştirmesi eğilimidir.
Bağlam İpuçları
Context Clues
Bir okuyucunun, doğrudan tanımadığı veya aşina olmadığı bir kelimenin anlamını hemen yakınındaki cümle ya da paragraf yapısından yola çıkarak çözmesini sağlayan metinsel ipuçları.
Bağlama Hipotezi
Binding Hypothesis
Farklı kortikal bölgelerden gelen ayrı duyusal özelliklerin, nöronal aktivitenin zamansal eşzimliliği aracılığıyla nasıl tekil ve bütüncül bir algıya dönüştürüldüğünü açıklayan nörobiyolojik teori.
Bağlama Özgü Öğrenme
Context-specific Learning
Bilginin veya becerinin, edinildiği fiziksel, fizyolojik veya çevresel koşullarla sıkı bir şekilde kodlanması ve yalnızca aynı bağlam tekrar sağlandığında en yüksek düzeyde hatırlanması durumu.
Bağlamcılık
Contextualism
Bellek, öğrenme ve algının yalnızca olaylar arası mekanik bağlarla değil, deneyimi çevreleyen bağlamın atfettiği anlamla şekillendiğini savunan epistemolojik ve psikolojik dünya görüşü.

