D
D Trizomi Sendromu
D Trisomy Syndrome
13 numaralı kromozomun fazladan bir kopyasının (trizomi 13) varlığıyla karakterize, ağır çoklu sistem malformasyonları ve nörogelişimsel bozukluklarla seyreden kromozomal bir sendrom.
D Üssü
D Prime
Sinyal saptama kuramında, bireyin yanıt eğilimlerinden bağımsız olarak bir sinyali gürültüden ayırma hassasiyetini ölçen standartlaştırılmış istatistiksel bir göstergedir.
D-bilişi
D-cognition
Abraham Maslow'un hümanist psikoloji teorisinde, bireyin eksikliklerini gidermeye, hayatta kalmaya ve temel ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik güdülenmiş algı ve düşünce biçimi.
D.A.R.E.
D.A.R.E.
Anaokulundan lise son sınıfa kadar olan öğrencilere polis memurları tarafından madde kullanımını reddetme ve akran baskısıyla başa çıkma stratejilerinin öğretildiği önleyici bir eğitim programıdır.
D'
D′
Sinyal Saptama Kuramı'nda (Signal Detection Theory) bir gözlemcinin sinyali gürültüden ayırt etme hassasiyetini ve duyarlılığını nicel olarak ölçen parametre.
DA
DA
Literatürde hem gelişimsel yaşı hem de katekolamin sınıfından ana nörotransmiter olan dopamini ifade etmekte kullanılan standart klinik ve biyolojik kısaltma.
Da Costa Sendromu
Da Costa’s Syndrome
Amerikan İç Savaşı'nda askerlerde tanımlanan; kalp çarpıntısı, göğüs ağrısı ve nefes darlığı ile karakterize, günümüzde panik bozukluk veya savaş stresi tepkisi olarak kabul edilen anksiyete durumu.
Dacc
Dacc
Anterior singulat korteksin sırt tarafında yer alan; bilişsel kontrol, çatışma izleme ve ağrı algısının duygu-durum bileşeninde kritik rol oynayan nöral bölge.
Dağ Hastalığı
D’acosta’s Syndrome
Yüksek rakımlı bölgelerde atmosferik basıncın ve oksijen kısmi basıncının düşmesine bağlı olarak ortaya çıkan fizyolojik ve nörolojik bozukluk.
Dağılım
Dispersal
Hayvanların doğdukları gruptan ayrılarak başka bir gruba katılması veya yeni bir yaşam alanında eş araması süreci.
Dağılım Fonksiyonu
Distribution Function
Olasılık teorisinde ve istatistikte, bir rassal değişkenin belirli bir değerden küçük veya ona eşit bir değer alma olasılığını veren matematiksel tanım.
Dağılım Parametresi
Dispersion Parameter
Bir olasılık dağılımının asimetrisini (çarpıklığını) veya sivrilik derecesini (basıklığını) indeksleyen istatistiksel ölçüttür.
Dağılımdan Bağımsız Test
Distribution-free Test
Popülasyonun ana kütle dağılımına (örneğin normal dağılım varsayımına) ilişkin herhangi bir parametrik ön varsayım gerektirmeyen istatistiksel hipotez testi.
Dağılımsal Artıklık
Distributional Redundancy
Psikolojik estetikte, bir sanatsal örüntü içindeki bazı öğelerin diğerlerine göre istatistiksel olarak daha sık tekrar etmesiyle belirsizliğin azalması durumu.
Dağınık Bağlanma
Disoriented Attachment
Bireyin bakım veren kişiyi hem bir güvenlik üssü hem de bir korku kaynağı olarak algılaması sonucu ortaya çıkan, organize olamamış çelişkili bağlanma modeli.
Dağınık Konuşma
Disorganized Speech
Düşünce akışındaki yapısal bozulmaların dil ve söylem yoluyla dışa vurumu; fikirlerin mantıksal bir bağ olmaksızın yer değiştirmesi veya anlamsızlaşması durumu.
Dağınıq Bağlanma
Disorganized Attachment
Bebeklerin ebeveynlerinden ayrılma ve yeniden birleşme süreçlerinde tutarlı, organize bir başa çıkma stratejisi geliştiremediği, korku ile yaklaşma ikileminin hakim olduğu güvensiz bağlanma biçimi.
Dağınıq Kimlik Statüsü
Diffusion Status
Bireyin kimlik krizini henüz deneyimlemediği ve mesleki, ideolojik ya da kişisel taahhütlerde bulunma konusunda herhangi bir yönelim ya da çaba göstermediği ergenlik ve yetişkinlik evresi.
Dağıtıcı Adalet
Distributive Justice
Kaynakların, ödüllerin ve cezaların eşitlik ve hakkaniyet ilkelerine göre adil bir şekilde paylaştırılması gerektiğine dair bilişsel inanç ve sosyokültürel norm.
Dağıtıcı Analiz Ve Sentez
Distributive Analysis And Synthesis
Adolf Meyer'in psikobiyoloji yaklaşımı çerçevesinde geliştirdiği; bireyin geçmiş ve mevcut deneyimlerini sistematik olarak kategorize edip analiz eden ve ardından bu verileri hastanın kendi güçlü yönleri üzerine inşa eden iki aşamalı bir psikoterapi yöntemidir.
Dağıtıcı Pazarlık
Competitive Bargaining
Tarafların sınırlı kaynakları kendi lehlerine maksimum düzeyde ele geçirmeye çalıştığı, kazanan-kaybeden eksenli rekabetçi müzakere stratejisidir.
Dağıtık Bilgi
Distributed Knowledge
Çoklu ajan sistemlerinde veya sosyal ağlarda, tek bir bireyin sahip olmadığı ancak topluluktaki üyelerin bilgi birikimlerinin ortaklaşa kümelenmesiyle ortaya çıkan bütüncül malumat.
Dağıtık Biliş
Distributed Cognition
Bilişsel süreçlerin yalnızca bireysel bir zihne hapsolmadığı, aksine bireyler, çevre, nesneler ve teknolojik araçlar arasında paylaşıldığını ve ortaklaşa yürütüldüğünü savunan bilişsel bilim yaklaşımı.
Dağıtık İşlemleme
Distributed Processing
Bilgilerin ve hesaplamaların, tek ve merkezi bir birim yerine birbirine bağlı bir dizi işlemci veya nöral ağ ünitesi üzerinde eş zamanlı olarak paylaştırılarak işlenmesi.
Dağıtık Temsil
Distributed Representation
Bilgi işleme sistemlerinde, belirli bir bilgi birimine ait verinin tek bir bütünlük halinde değil, sistemin çok sayıda ayrı bileşeni üzerine yayılarak temsil edilmesi durumu.
Dağıtılmış Dikkat
Distributed Attention
Bilişsel kapasitenin tek bir uyarıcı yerine çevredeki birden fazla konuma veya uyarıcıya eşzamanlı olarak bölünmesi durumu.
Dağıtılmış Eylemler Teorisi
Distributed Actions Theory
Grup etkinliği ve üye memnuniyetinin, liderlik rollerinin tek bir kişide toplanması yerine tüm grup üyeleri arasında paylaştırılmasıyla arttığını öne süren liderlik modeli.
DAH Testi
DAH Test
Bireyin bir ev çizmesinin istendiği, kişilik özelliklerini ve bilinçdışı dinamikleri değerlendirmeyi amaçlayan projektif bir psikolojik testtir.
Dahil Etme Ve Hariç Tutma Kriterleri
İnclusion–exclusion Criteria
Klinik araştırmalarda katılımcıların bir çalışmaya uygunluğunu belirlemek, örneklem homojenliğini sağlamak ve dış değişkenleri kontrol altında tutmak için kullanılan metodolojik filtreleme koşulları.
Dahil Etme/hariç Tutma Modeli
İnclusion/exclusion Model
Bağlamsal özelliklerin hedefin geçici zihinsel temsiline dahil edilmesinin asimilasyon etkilerine, aşırı bağlamsal özelliklerin ise bu temsilden hariç tutulmasının kontrast etkilerine yol açtığını öne süren yargı teorisi.

