D Trisomy Syndrome
13 numaralı kromozomun fazladan bir kopyasının (trizomi 13) varlığıyla karakterize, ağır çoklu sistem malformasyonları ve nörogelişimsel bozukluklarla seyreden kromozomal bir sendrom.
D Prime
Sinyal saptama kuramında, bireyin yanıt eğilimlerinden bağımsız olarak bir sinyali gürültüden ayırma hassasiyetini ölçen standartlaştırılmış istatistiksel bir göstergedir.
Vitamin D
Kalsiyum emilimi, kemik metabolizması ve immünolojik fonksiyonlarda kritik rollere sahip, güneş ışığı etkisiyle deride sentezlenebilen ve yağda çözünen bir steroid türevidir.
Vitamin D Toxicity
Aşırı miktarda D vitamini alımına bağlı olarak kanda kalsiyum birikimiyle karakterize edilen ve kardiyovasküler sistem ile böbreklerde kalıcı hasar riski taşıyan toksik durum.
D-cognition
Abraham Maslow'un hümanist psikoloji teorisinde, bireyin eksikliklerini gidermeye, hayatta kalmaya ve temel ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik güdülenmiş algı ve düşünce biçimi.
D–KEFS
Frontal lob işlevlerini ve yürütücü kontrol süreçlerini çocukluktan yaşlılığa kadar kapsamlı biçimde değerlendiren standart bir nöropsikolojik test bataryası.
D.A.R.E.
Anaokulundan lise son sınıfa kadar olan öğrencilere polis memurları tarafından madde kullanımını reddetme ve akran baskısıyla başa çıkma stratejilerinin öğretildiği önleyici bir eğitim programıdır.
D′
Sinyal Saptama Kuramı'nda (Signal Detection Theory) bir gözlemcinin sinyali gürültüden ayırt etme hassasiyetini ve duyarlılığını nicel olarak ölçen parametre.
DA
Literatürde hem gelişimsel yaşı hem de katekolamin sınıfından ana nörotransmiter olan dopamini ifade etmekte kullanılan standart klinik ve biyolojik kısaltma.
Da Costa’s Syndrome
Amerikan İç Savaşı'nda askerlerde tanımlanan; kalp çarpıntısı, göğüs ağrısı ve nefes darlığı ile karakterize, günümüzde panik bozukluk veya savaş stresi tepkisi olarak kabul edilen anksiyete durumu.
DABS
Amerikan Zihinsel ve Gelişimsel Engellilik Dergisi (AAIDD) tarafından geliştirilen, entelektüel yetersizlik tanılama sürecinde bireylerin uyumsal davranış eksikliklerini ölçmeyi amaçlayan standardize edilmiş klinik değerlendirme ölçeğidir.
Dacc
Anterior singulat korteksin sırt tarafında yer alan; bilişsel kontrol, çatışma izleme ve ağrı algısının duygu-durum bileşeninde kritik rol oynayan nöral bölge.
D’acosta’s Syndrome
Yüksek rakımlı bölgelerde atmosferik basıncın ve oksijen kısmi basıncının düşmesine bağlı olarak ortaya çıkan fizyolojik ve nörolojik bozukluk.
Dispersal / Distribution
🔹 1. (dispersal): Hayvanların doğdukları gruptan ayrılarak başka bir gruba katılması veya yeni bir yaşam alanında eş araması süreci. 🔹 2. (distribution): Bir değişkenin alabileceği değerler ile bu değerlerin gözlenme sıklıkları arasındaki matematiksel veya ampirik ilişki.
Distribution Function
Olasılık teorisinde ve istatistikte, bir rassal değişkenin belirli bir değerden küçük veya ona eşit bir değer alma olasılığını veren matematiksel tanım.
Volume Of Distribution
Verilen bir ilacın vücuttaki toplam miktarının, kan plazmasındaki konsantrasyonuna oranını gösteren teorik farmakokinetik parametre.
Dispersion Parameter
Bir olasılık dağılımının asimetrisini (çarpıklığını) veya sivrilik derecesini (basıklığını) indeksleyen istatistiksel ölçüttür.
Distribution-free Test
Popülasyonun ana kütle dağılımına (örneğin normal dağılım varsayımına) ilişkin herhangi bir parametrik ön varsayım gerektirmeyen istatistiksel hipotez testi.
Distributional Redundancy
Psikolojik estetikte, bir sanatsal örüntü içindeki bazı öğelerin diğerlerine göre istatistiksel olarak daha sık tekrar etmesiyle belirsizliğin azalması durumu.
Disoriented Attachment
Bireyin bakım veren kişiyi hem bir güvenlik üssü hem de bir korku kaynağı olarak algılaması sonucu ortaya çıkan, organize olamamış çelişkili bağlanma modeli.
Disorganized Speech
Düşünce akışındaki yapısal bozulmaların dil ve söylem yoluyla dışa vurumu; fikirlerin mantıksal bir bağ olmaksızın yer değiştirmesi veya anlamsızlaşması durumu.
Disorganized Attachment
Bebeklerin ebeveynlerinden ayrılma ve yeniden birleşme süreçlerinde tutarlı, organize bir başa çıkma stratejisi geliştiremediği, korku ile yaklaşma ikileminin hakim olduğu güvensiz bağlanma biçimi.
Diffusion Status
Bireyin kimlik krizini henüz deneyimlemediği ve mesleki, ideolojik ya da kişisel taahhütlerde bulunma konusunda herhangi bir yönelim ya da çaba göstermediği ergenlik ve yetişkinlik evresi.
Distributive Justice
Kaynakların, ödüllerin ve cezaların eşitlik ve hakkaniyet ilkelerine göre adil bir şekilde paylaştırılması gerektiğine dair bilişsel inanç ve sosyokültürel norm.
Distributive Analysis And Synthesis
Adolf Meyer'in psikobiyoloji yaklaşımı çerçevesinde geliştirdiği; bireyin geçmiş ve mevcut deneyimlerini sistematik olarak kategorize edip analiz eden ve ardından bu verileri hastanın kendi güçlü yönleri üzerine inşa eden iki aşamalı bir psikoterapi yöntemidir.
Competitive Bargaining / Distributive Bargaining
🔹 1. (competitive bargaining): Tarafların sınırlı kaynakları kendi lehlerine maksimum düzeyde ele geçirmeye çalıştığı, kazanan-kaybeden eksenli rekabetçi müzakere stratejisidir. 🔹 2. (distributive bargaining): Sınırlı kaynakların paylaşımını konu alan, taraflardan birinin kazancının diğerinin kesin kaybı anlamına geldiği çekişmeli müzakere türüdür.
Distributed Knowledge
Çoklu ajan sistemlerinde veya sosyal ağlarda, tek bir bireyin sahip olmadığı ancak topluluktaki üyelerin bilgi birikimlerinin ortaklaşa kümelenmesiyle ortaya çıkan bütüncül malumat.
Distributed Cognition
Bilişsel süreçlerin yalnızca bireysel bir zihne hapsolmadığı, aksine bireyler, çevre, nesneler ve teknolojik araçlar arasında paylaşıldığını ve ortaklaşa yürütüldüğünü savunan bilişsel bilim yaklaşımı.
Distributed Processing
Bilgilerin ve hesaplamaların, tek ve merkezi bir birim yerine birbirine bağlı bir dizi işlemci veya nöral ağ ünitesi üzerinde eş zamanlı olarak paylaştırılarak işlenmesi.
Distributed Representation
Bilgi işleme sistemlerinde, belirli bir bilgi birimine ait verinin tek bir bütünlük halinde değil, sistemin çok sayıda ayrı bileşeni üzerine yayılarak temsil edilmesi durumu.