PsikolojiSözlüğüm
8711+ bilimsel terim içeren, kusursuz tasarlanmış referans kaynağınız.
Uyarılgan Postsinaptik Potansiyel (EPSP)
Excitatory Postsynaptic Potential (EPSP)
Komşu nörondan salınan nörotransmitterlerin etkisiyle postsynaptik zarın elektriksel yük farkının geçici olarak azalması ve hücrenin aksiyon potansiyeli üretme olasılığının artması durumu.
Geriye Doğru Okuma
Backward Reading
Harflerin veya kelimelerin 'bed' yerine 'deb' şeklinde veya kelime diziliminin tamamen ters sırada algılanıp seslendirilmesiyle karakterize edilen okuma ve çözme sapması.
Çekicilik
Attraction
Bir bireyin başka bir bireye ilgi duyması, hoşlanması ve aralarındaki karşılıklı yakınlaşma eğilimi.
Edinilmiş Bağışıklık Yetmezliği Sendromu
AIDS
İnsan immün yetmezlik virüsünün (HIV) yol açtığı enfeksiyonun geç evresinde, bağışıklık sisteminin ciddi düzeyde harabiyete uğramasıyla ortaya çıkan fırsatçı enfeksiyonlar ve hastalıklar tablosudur.
Ekokardiyografi
Echocardiography
Yüksek frekanslı ultrason dalgaları aracılığıyla kalbin iç yapısının, kapakçıklarının ve pompalama mekanizmasının grafiksel olarak görüntülenmesini sağlayan tanısal bir yöntemdir.
Davranışçılık
Behaviorism
Psikolojinin konusunun öznel zihinsel süreçler değil, yalnızca nesnel olarak gözlemlenebilir ve ölçülebilir davranışlar olması gerektiğini savunan bilimsel ekol.
Tüm Terimler (8711 Kayıt)
Oto-
Aut-
Psikoloji ve tıp terminolojisinde bireyin kendi üzerine odaklandığını, dış dünyadan bağımsız veya öz-yönelimli süreçleri ifade eden birleşik kelime ön ekidir.
Otoagonistofili
Autoagonistophilia
Cinsel etkinlik sırasında başkaları tarafından izleniyor veya filme alınıyor olmaktan cinsel uyarılma duyma parafili türü.
Otoantijen
Autoantigen
Vücudun bağışıklık sistemi tarafından yanlışlıkla yabancı bir patojen olarak algılanan, organizmanın kendi sağlıklı protein veya protein kompleksi.
Otoasassinatofili
Autoassassinatophilia
Bireyin suikasta uğrama, ölümcül tehlike altında kalma veya hayatını kaybetme riskiyle cinsel uyarılma ve orgazm deneyimlemesiyle karakterize nadir bir parafili türüdür.
Otoasassinofili
Autassassinophilia
Cinsel uyarılma ve orgazmın, ölüm tehlikesi altında olma fantezisi veya inancıyla kolaylaştığı bir parafilik yönelim.
Otobiyografi
Autobiography
Terapi veya danışmanlık süreçlerinde danışanın kendi bakış açısıyla kaleme aldığı yaşam öyküsünün, davranış kalıpları ve duygusal örüntüleri tahlil etmek amacıyla kullanıldığı teknik.
Otobiyografik Bellek
Autobiographical Memory
Bireyin kendi yaşam öyküsüne ait epizodik deneyimler ile anlamsal bilgileri bütünleştiren, kimlik oluşumunun temelini atan kalıcı bellek sistemidir.
Otobiyografik Bellek Görüşmesi
AMI
Kişisel yaşam öyküsüne dair anıları, hem çocukluk ve erken dönem hem de yakın geçmiş olmak üzere farklı yaşam evreleri itibarıyla, semantik ve epizodik bellek sistemlerini ayırt ederek değerlendiren standartlaştırılmış klinik bataryadır.
Otoenükleasyon
Autoenucleation
Bir bireyin, genellikle ağır psikotik süreçler veya şiddetli sanrısal hezeyanlar eşliğinde, kendi vücudundan bir organı veya tümörü cerrahi müdahale olmaksızın kendi eliyle çıkarması eylemi.
Otoeritrosit Sensitizasyon Sendromu
Autoerythrocyte Sensitization Syndrome
Bireyin kendi kırmızı kan hücrelerine (eritrositlere) karşı geliştirdiği otoimmün veya psikojenik kökenli aşırı duyarlılık sonucu, vücudun çeşitli bölgelerinde kendiliğinden gelişen ağrılı ekimozlar ve purpurayla karakterize nadir bir klinik tablo.
Otoerotik Asfiksi
Autoerotic Asphyxia
Mastürbasyon esnasında solunumun bilinçli olarak kısıtlanması veya engellenmesi yoluyla elde edilen cinsel uyarılma ve haz durumu.
Otoerotizm
Autoeroticism
Herhangi dışsal bir uyaran veya başka bir birey olmaksızın, kişinin kendi bedeni, fantezileri veya zihinsel süreçleri aracılığıyla cinsel uyarılma ve doyum yaratması.
Otofaji
Autophagy
Hücrelerin kendi hasarlı bileşenlerini, organellerini ve proteinlerini lizozomal yolla degrade ederek geri dönüştürdüğü temel bir katabolik hayatta kalma mekanizmasıdır.
Otoflajelasyon
Autoflagellation
Bireyin kendi kendini dövmesi, kırbaçlaması veya darp etmesinden cinsel haz alması durumunu tanımlayan parafilik bir bozukluktur.
Otofoni
Autophony
Kişinin kendi sesinin, nefesinin veya çiğneme seslerinin başın içinde anormal derecede yüksek, yankılanan veya boğuk bir şekilde duyulması durumu.
Otognoz
Autognosis
Bireyin kendi içsel süreçlerini, motivasyonlarını, psikolojik dinamiklerini ve davranış kalıplarını bilinçli ve nesnel bir şekilde kavrama yetisi.
Otohipnotik Amnezi
Autohypnotic Amnesia
Bireyin, hipnotik duruma benzer bir otatosinestezik süreç ve otosjeste ile belirli fikirleri ya da rahatsız edici anıları bilinçli veya örtük bir mekanizmayla 'unutması'nı ifade eden analitik psikoloji kavramı.
Otohipnoz
Autohypnosis
Bireyin bir başkasının rehberliği olmaksızın, kendi kendine bilinçli bir telkin süreciyle indüklediği hipnotik trans durumu.
Otohton
Autochthonous
Dışsal etkenlerden bağımsız olarak, bireyin kendi içsel süreçleri veya organizması tarafından üretilen, kökeni içsel olan durum veya olayları ifade eden sıfat.
Otoimmün Nöroloji
Autoimmune Neurology
Bağışıklık sisteminin kendi sinir sistemi dokularına saldırarak hasar oluşturduğu hastalıkları ve paraneoplastik sendromları inceleyen nöroloji alt dalıdır.
Otoimmünite
Autoimmunity
Bağışıklık sisteminin organizmanın kendi dokularını 'yabancı' olarak algılaması ve bu yapılara karşı immünolojik bir saldırı başlatması durumu.
Otojenik Eğitim
Autogenic Training
Bireyin zihinsel imgeleme, nefes kontrolü ve bedensel duyumlara odaklanma egzersizleri aracılığıyla kendi kendine yarı hipnotik bir gevşeme durumu indüklediği psikoterapötik bir teknik.
Otokinetik Etki
Autokinetic Effect
Karanlık bir odada sabit duran tek bir ışık noktasının, görsel referans çerçevenin yokluğu nedeniyle hareket ediyor gibi algılandığı optik ve algısal bir yanılsamadır.
Otokinezi
Autokinesis
Bireyin kendi iradesiyle gerçekleştirdiği her türlü istemli hareketi tanımlayan nörolojik ve davranışsal terim.

