PsikolojiSözlüğüm
13919+ bilimsel terim içeren, kusursuz tasarlanmış referans kaynağınız.
Yükselen Retiküler Aktive Edici Sistem
ARAS
Beyin sapından kortekse uzanan ve uyanıklık, dikkat ile bilinç hallerini regüle eden nöronal ağ.
Glutamaterjik
Glutamatergic
Glutamat nörotransmiterine tepki veren, salgılayan veya bu molekülle doğrudan işlev gören nöronal yapıları ve süreçleri tanımlayan sıfat.
El Tercihi
Handedness
Bireyin belirli görevleri yerine getirirken iki elinden birini diğerine kıyasla tutarlı, üstün ve becerikli bir şekilde tercih etme eğilimidir.
5-hidroksitriptofan
5-HTP
Serotonin biyosentezinde triptofandan sonra gelen ve ara basamağı oluşturan doğal türevli aminoasit bileşiği.
Endofenotip
Endophenotype
Genetik altyapı ile dışsal davranışsal belirtiler arasındaki boşluğu dolduran, genetik olarak belirlenmiş ölçülebilir biyolojik belirteçtir.
Fokal Dejenerasyon
Focal Degeneration
Beynin belirli ve sınırlı bir bölgesinde, demans gibi dejeneratif süreçler sonucunda lezyon veya işlev bozukluğu gelişmesi durumu.
Tüm Terimler (13919 Kayıt)
İntramüsküler Enjeksiyon
İntramuscular İnjection (im İnjection)
Bir maddenin, hipodermik şırınga yardımıyla doğrudan kas dokusuna verilmesi işlemidir.
İntraoküler Basınç
IOP
Göz içi sıvılarının (hümör aköz) oluşturduğu ve göz küresinin şeklini korumasını sağlayan sıvı basıncı.
İntraperitoneal
İp
Karın zarı (periton) boşluğunun içi anlamına gelen ve genellikle farmakolojik uygulamalarda kullanılan tıbbi bir kısaltmadır.
İntrapsikik Çatışma
İntrapsychic Conflict
Psikanalitik teoride, id, ego ve süperego gibi zihinsel yapılar veya çelişkili dürtüler ile arzular arasında psyche içinde yaşanan karşıt güçlerin çatışması.
İntrapsişik
İntrapsychic
Zihnin veya ruhsal aygıtın sınırları içinde meydana gelen dürtü, fikir, çatışma ve diğer psikolojik fenomenleri nitelendiren sıfat.
İntrapsişik Ataksi
İntrapsychic Ataxia
Duygular, düşünceler ve irade arasındaki eşgüdümün ve uyumun ciddi biçimde bozulması durumu.
İntraural Rekabet
İnteraural Rivalry
Her iki kulağa aynı anda sunulan çelişkili işitsel girdileri anlamlandırmak için işitsel sistem içinde gerçekleşen sinirsel ve algısal rekabet.
İntrauterin Araç
IUD
Rahim içi sterilizasyon ve gebeliği önleme amacıyla uterin kaviteye yerleştirilen küçük, T şeklindeki tıbbi aygıt.
İntravenöz
IV
İlaçların, sıvıların veya diğer maddelerin doğrudan bir toplardamar (ven) içine enjekte edilmesi veya infüze edilmesi yöntemi.
İntravenöz Enjeksiyon
İntravenous İnjection (iv İnjection)
Bir maddenin hipodermik şırınga veya kanül yardımıyla doğrudan bir toplardamara (vene) verilmesi işlemi.
İntravenöz Madde Kullanımı
İntravenous Drug Use
Psikoaktif maddelerin etkisini hızlandırmak ve maksimize etmek amacıyla hipodermik iğne ve enjektör yardımıyla doğrudan bir toplardamara enjekte edilmesi.
İntraverbal
İntraverbal
Öncesinde gelen sözel bir uyarıcıya yanıt olarak ortaya çıkan, ancak uyarıcı ile yanıt arasında doğrudan bir nokta-atışı benzerlik (point-to-point correspondence) barındırmayan sözel tepki.
İntroitus
İntroitus
Vücuttaki boş bir organa veya kanala açılan giriş veya orifis.
İntrojeaktif Depresyon
İntrojective Depression
Ulaşılması imkansız derecede yüksek standartlar, ezici bir öz-eleştiri, suçluluk ve cezalandırıcı bir üstbenlik baskısıyla karakterize edilen, öz-değer odaklı depresif alt tür.
İntrojeaktif Kişilik
İntrojective Personality
Başarı, mükemmeliyetçilik ve dışsal değerlendirmelere aşırı odaklanan; bu standartlar karşılanamadığında ise derin bir değersizlik ve patolojik öz-eleştiri ile karakterize olan psikodinamik bir kişilik gelişim çizgisi.
İntromisyon
İntromission
Bir nesnenin veya organın başka bir yapı içerisine sokulması eylemi; özellikle cinsel birleşme bağlamında penislerin vajinaya girişini tanımlayan fizyolojik terim.
İntron
İntron
Bir gen içinde yer alan, herhangi bir protein ürünü kodlamayan ve mRNA olgunlaşma sürecinde kesilip çıkarılan DNA dizisi.
İntropunitif
İntropunitive
Früstrasyon, hayal kırıklığı veya çatışma durumlarında öfke, suçluluk ve düşmanlığı dış dünyaya yöneltmek yerine doğrudan benliğe karşı yöneltme ve kendini cezalandırma eğilimi.
İntrosepsiyon
İntroception
Bir bireyin, hem kendi hem de başkalarının içsel ihtiyaçlarını, motivasyonlarını ve yaşantılarını anlamaya yönelik gösterdiği dikkat ve duyarlılık derecesini yansıtan kişilik özelliği.
İntrospeksiyonizm
İntrospectionism
Zihinsel süreçlerin incelenmesinde temel yöntemin bireyin kendi bilinç deneyimlerini gözlemlemesi ve rapor etmesi olduğunu savunan tarihi psikoloji ekolü ve yöntemi.
İnvalid
İnvalid
Tarihsel olarak kronik rahatsızlığı veya engelliliği nedeniyle eve bağımlı yaşayan bireyleri tanımlamakta kullanılan, günümüzde ise saldırgan ve modası geçmiş kabul edilen terim; ayrıca metodolojik olarak geçerlilikten yoksun olma durumu.
İnvaryans
İnvariance
Bir nesnenin gözlem koşullarındaki veya bir veri setinin matematiksel dönüşümlerdeki değişimlere rağmen temel özelliklerini koruma durumu.
İnvaziv
İnvasive
Tıbbi bağlamda vücut bütünlüğünü bozan (cilt delme, kesi yapma veya yabancı cisim yerleştirme) prosedürleri; patolojide ise dokudan dokuya yayılan neoplazm veya enfeksiyonları tanımlayan sıfattır.
İnversin
Inversine
Mekamilamin etken maddesinin ticari adı olup, nikotinik asetilkolin reseptörlerinin non-selektif bir antagonisti olarak işlev gören bir ajandır.

