PsikolojiSözlüğüm
9656+ bilimsel terim içeren, kusursuz tasarlanmış referans kaynağınız.
Adrenal Kortikal Hiperfonksiyon
Adrenal Cortical Hyperfunction
Böbrek üstü bezlerinin kabuk (korteks) bölgesinden bir veya birden fazla hormonun aşırı miktarda salgılanmasıyla karakterize klinik durum.
Bağlanma Afinitesi
Binding Affinity
Belirli bir ligandın (nörotransmitter veya ilaç gibi) belirli bir reseptöre bağlanma eğilimi olup, ligand tarafından işgal edilen reseptör yüzdesiyle ölçülür.
Olumlu Cümle
Affirmative
Dilbilimde ve psikolinguistikte, bir ifadenin olumsuzluk eki veya edatı içermeksizin, durumun varlığını veya gerçekliğini bildiren olumlu cümle yapısı.
Endomuzya
Endomusia
Bir melodi veya müzik eserinin, herhangi bir harici işitsel uyarıcı olmaksızın zihinsel olarak yeniden üretilmesi ve deneyimlenmesi durumu.
Adiyens
Adience
Bir uyarıcıya fiziksel olarak yaklaşma veya uyarıcıyla teması artıran herhangi bir eylemle sonuçlanan davranışsal tepki.
Antipsikiyatri
Antipsychiatry
1960'larda ortaya çıkan; psikiyatrinin bilimsel ve pratik geçerliliğini reddeden, ruhsal bozuklukların birer hastalık olmadığını savunan radikal entelektüel ve politik hareket.
Tüm Terimler (9656 Kayıt)
Yönetici Koçluğu
Executive Coaching
Kurumsal yöneticilerin liderlik becerilerini, öz-farkındalıklarını ve stratejik kapasitelerini artırmak amacıyla dışarıdan bağımsız profesyoneller tarafından sunulan bire bir yapılandırılmış danışmanlık sürecidir.
Yönetici Liderliği
Executive Leadership
Bir organizasyonun en üst kademesindeki güç ve otorite sahiplerinin, belirli hedeflere ulaşmak amacıyla diğer bireyleri yapılandırma, yönlendirme, koordine etme ve motive etme süreçleridir.
Yönetici Stresi
Executive Stress
Büyük ölçekli kararlar alma, astların performansından sorumlu olma ve rekabetçi piyasa koşullarında şirketin başarısını sürdürme baskısı altında kalan yönetim kademesindeki personelin deneyimlediği yoğun psikolojik ve fizyolojik gerilim.
Yönetmen (psikodrama)
Director
Psikodramada senaryoyu ya da rol yapma sürecini kuran ve bu süreçteki etkileşimleri yöneten terapist.
Yönlendirici Disiplin
Directive Discipline
Topluma ve bireysel yaşamın sürdürülmesine ilişkin kural koyucu sorulara açık veya örtük yanıtlar sunan, ideal insan davranışı veya işlevselliği tanımlayan ve bu ideallere ulaşmak için müdahalelerde bulunan akademik veya uygulamalı bilgi alanı.
Yönlendirici Etken
Biasing Factor
Tutumla ilgili bilgilerin zihinsel işlenme değerini (valansını) sistematik olarak bir yöne doğru saptıran değişken.
Yönlendirici Grup Psikoterapisi
Directive Group Psychotherapy
Bireylerin eğitimsel görevler, grup rehberliği ve terapötik rekreasyon aracılığıyla çevrelerine uyum sağlamalarını amaçlayan yapılandırılmış bir grup terapisi yaklaşımıdır.
Yönlendirici Lider
Directive Leader
Grubun planlama, etkinlik ve karar alma süreçlerini aktif bir şekilde yöneten, yapılandırılmış müdahalelerde bulunan grup lideri.
Yönlendirici Oyun Terapisi
Directive Play Therapy
Terapistin aktif bir rol üstlenerek çocuğun oyun etkinliklerini yapılandırdığı, seçilmiş materyaller sunduğu ve çocuğu duygularını ifade etmeye teşvik ettiği kontrollü bir oyun terapisi yaklaşımıdır.
Yönlendirici Psikoterapi
Directive Counseling
Terapistin tedavi sürecini aktif olarak yönlendirdiği, danışanın davranış ve düşüncelerini uzman bilgisiyle şekillendirdiği psikoterapi yaklaşımıdır.
Yönlendirici Terapi
Directive Therapy
Terapistin aktif bir rol üstlendiği, danışana açık tavsiyeler, rehberlik ve yapılandırılmış ödevler verdiği psikoterapi yaklaşımı.
Yönlendirilmiş Dikkat
Directed Attention
Bireyin belirli bir uyarıcıya bilinçli ve istemli bir şekilde odaklanırken, çevredeki dikkat dağıtıcı diğer uyaranları aktif olarak bloke etme kapasitesidir.
Yönlendirilmiş Düşleme
Directed Reverie
Bireysel veya grup terapilerinde, danışanın bir rüyayı ya da erken yaşam anısını zihinsel bir görselleştirme yoluyla yeniden deneyimlemesini sağlayan teknik.
Yönlendirilmiş Düşünme
Directed Thinking
Belirli bir hedefe ulaşmak veya bir problemi çözmek amacıyla dışsal ya da içsel kısıtlamalarla denetlenen, amaç odaklı bilişsel süreç.
Yönlendirilmiş Hareket
Directed Movement
Belirli bir amaca ulaşmak amacıyla planlanan ve hedefe odaklanan motor eylem.
Yönlendirilmiş Mastürbasyon
Directed Masturbation
Anorgazmi veya kadın orgazm bozukluğunun tedavisinde kullanılan, kadının kendi cinsel uyarılmasını ve orgazm kapasitesini artırmayı amaçlayan yapılandırılmış bir davranışsal terapi prosedürüdür.
Yönlendirilmiş Tartışma Yöntemi
Directed Discussion Method
Bir lider veya eğitimcinin rehberliğinde, belirli bir hedefe veya konuya odaklanarak yürütülen karşılıklı etkileşimli diyalog süreci.
Yönlendirilmiş Unutma
Directed Forgetting
Bireylerin, belirli bir uyarıcının ardından gelen yönergelere dayanarak, yakın geçmişte kodladıkları bilgileri kasıtlı olarak bellekten uzaklaştırma veya erişimi engelleme kapasitesidir.
Yönlendirme Programı
Diversion Program
Suç işleyen veya ilk kez suçlanan bireylerin, özellikle gençlerin, ceza yargılaması ve hapis cezası yerine rehabilitasyon, tedavi veya toplumsal uyum programlarına yönlendirilmesini sağlayan adli psikoloji uygulaması.
Yönlere Göre Eleme
Elimination By Aspects
Karar vericinin, seçenekleri sahip oldukları nitelikler üzerinden adım adım eleyerek tek bir alternatife ulaştığı bilişsel karar verme modeli.
Yönlü Çizge
Directed Graph
Düğümlerin ve bu düğümleri belirli bir yönü olan kenarlarla (yaylarla) birbirine bağlayan matematiksel ve bilişsel modelleme yapısı.
Yönlü Hipotez
Directional Hypothesis
Bağımsız değişkendeki değişimlerin bağımlı değişken üzerinde yaratacağı etkinin spesifik olarak artış ya da azalış yönünü önceden öngören istatistiksel ve bilimsel öngörü.
Yönlü Test
Directional Test
Yönlü bir hipotezin doğruluğunu sınamak amacıyla kullanılan, etkinin veya farkın belirli bir yönde (örneğin sadece pozitif veya sadece negatif) olduğunu varsayan istatistiksel hipotez testi.
Yönlülük Problemi
Directionality Problem
Korelasyonel araştırmalarda iki değişken arasında bir ilişki olduğunu bilinmesine rağmen, hangisinin neden hangisinin et olduğunun saptanamaması durumu.

